1.Bölüm

Peygamber müjdesi sanadır inan,
Ey çağlar üstünde kahraman olan,
Şahadet şerbeti içip de yatan,
Başımızın tacı, Aslan Mehmed’im.

Karanlık geceler üstüne çöktü,
Taşıdığın yükler ne ağır yüktü.
Ne yokluk ne zorluk belini büktü,
Rahat haram oldu,Aslan Mehmed’im.

Sen anadan yardan vazgeçmeseydin,
Destan yazan yürek taşımasaydın,
Cepheden cepheye koşamasaydın,
Vatan kalır mıydı, Aslan Mehmed’im.

Gencecik çağında ateşe düştün,
Hayatı bilmeden ölümü gördün.
Kader ağlarında sen tarih ördün,
Eşin yok dünyada, Aslan Mehmed’im.

Vatan yazılıydı senin künyende,
Siperler ev oldu o az ömründe,
Sıladan mektubu asıp göğsüne,
Allah, Allah dedin, Aslan Mehmed’im.

Dağ taş inliyordu senin sesinden,
Cephanen canındı, keskin mermiden,
Yaşlar boşanırken o pak gözünden,
Bulutlar ağladı,Aslan Mehmed’im.

Kapatıp gözünü mahşeri günde,
Hayaller kurdun mu birkaç saniye,
Düğün mü doğum mu, kaldı geriye,
Allah’a ısmarla, Aslan Mehmed’im.

Bir avuç toprağı koklayıp yerde,
Anaya, babaya, evlada, yare,
Selamlar gönderdin, ak güvercinle,
Bağrına taş bastın, Aslan Mehmed’im.

Kınalı kuzuydun,vatana kurban,
Ne sıcacık bir aş,ne yastık yorgan,
Sadece mermiydi başından uçan,
Canlar sana kurban,Aslan Mehmed’im.

Aliydin,Hasandın, Seyittin, candın,
Rütbeli rütbesiz askerdi adın,
Hattı müdafadan satıha kaydın,
O satıh vatandı,Aslan Mehmed’im.

Şahlanmış imanın kalkmış perdeler,
Duaya açılmış mübarek eller,
Çatlayacak sanki yerler ve gökler
Şafaklar söktürdün,Aslan Mehmed’im.

Düşmanda cephane, sende cesaret,
Hangi akıl Türk’e biçer esaret,
Zerremize kastın sonu nedamet,
Olmazı oldurdun, Aslan Mehmed’im.

İmanın göğsünde zırhtı çelikten,
Ecdadın ardında sana kefilken,
Kuran’ın elinde, arşa yürürken,
Melekler şahidin,Aslan Mehmed’im.

Seyit’im sırtlamış ağır mermiyi,
Nasılda batırdı koca gemiyi.
Geçilmez dedirttin Çanakkale’yi,
Tarifin öyle zor, Aslan Mehmed’im.

Hesaba katmadı düşman gücünü,
Bilmedi bilemez senin özünü,
Vatana kasıttan aldın ya öcü,
Sonsuz zaferindir,Aslan Mehmed’im.

Düşmanın anlatır merhametini,
İzmirli Mehmet’in hikayesini.
Bulduğu yaralı Anzak askeri,
Taşıyıp kurtarır, aslan Mehmet’im.

İnsanlığın örnek, adımın destan,
Bitmiyor anılar il,il dolaşsan,
Öylesi yokluktan varlar çıkaran,
Büyük kahramansın,Aslan Mehmed’im.

Nasıl bilinmez ki senin kıymetin,
Adını güneşe yazsa milletin,
Ödenmez borcumuz, herkesler bilsin,
Emanetin haktır,Aslan Mehmed’im.

Ardında bıraktın nice Mehmetler,
Gece gündüz demez,vatanı bekler,
Ecdadı kılavuz, yolundan gider,
Kanın helal olsun,Aslan Mehmed’im.

Yaşatmaz haini,bulur pusuda,
Gözünü kırpmıyor kelle koltukta,
Namına yaraşır bir olgunlukta,
Mehmetler yaşıyor, Aslan Mehmed’im.

Ay yıldızlı bayrak, dalgalanıyor,
Hangi yana baksak, şanın duruyor,
Evladın davanı namus biliyor,
Cennet mekanındır,Aslan Mehmed’im.

Bastığımız yerde kanın dururken,
Aldığımız nefes seni solurken,
Düşmanı dün gibi, yine görürken,
Bölünmez bu vatan,Aslan Mehmed’im.

Kara haber sardı dört bir köşeyi,
Bıraktın tarlayı bağı bahçeyi,
Omzuna astığın baba tüfeği,
Sana yoldaş oldu, Aslan Mehmed’im.

Helallik alırken yaşlı anandan,
Kararttın gözünü çıktın yuvandan,
Belki son kez geçip köy meydanından,
Düşmana kükredin, Aslan Mehmed’im.

Toplanarak bir, bir muhtar evinde,
Adını verdiğin asker gözüne,
Öylesi baktın ki dönmez yeminle,
Dönmedi bedenin, Aslan Mehmed’im.

Bir yamalı hırka,bir sırt çantası,
Duvardan aldığın dede mushafı,
Geçirip ayağa delik çarığı,
Ufka kaydı gözün,Aslan Mehmed’im.

Memleket yanıyor durmak olur mu?
Bizi bizden başka kimse korur mu?
Hainler düşmana meydan okur mu?
Deyip de yol aldın, Aslan Mehmed’im.

Dar patikalardan,tozlu yollardan,
Köprüsüz dereden,amansız dağdan,
Giderken gördüğün her manzaradan,
Yüreğin dağlandı, Aslan Mehmed’im.

Düşman köyler basmış ateşe vermiş,
İçimizden hain yataklık etmiş,
Kelleler uçurup namus kirletmiş,
Akıl dayanır mı, Aslan Mehmed’im.

Hasat kaldıran mı, haraç kesen mi,
El kadar bebeğe süngü çeken mi?
Dağa kaldırarak ırza geçen mi,
Öfkenden kaçacak, Aslan Mehmed’im.

Yakılan ağıtlar, süzülen yaşlar,
Utancından yerden kalkmayan başlar,
Çaresiz bedende hıncını saklar,
Sana kamçı olur, Aslan Mehmed’im.

Yağmur mu, güneş mi,kar mıdır, mani,
Açlığın delip de, geçer mideni,
En yakın birliğe varmak emeli,
Uykunu dağıtır,Aslan Mehmed’im.

Kırpınca gözünü feryat ve figan,
Dizlerini döven Satı kadından.
Haberi gelmeyen bir tek oğlundan,
Sorumluyum dedin, Aslan Mehmed’im.

Ya yukarı köyün küçük yetimi,
Babasının katli tutmuş dilini,
Korkudan açılmış, iri gözleri,
Seni takip eder,Aslan Mehmed’im.

Dul kalan gelinler, gömülen kızlar,
Yaşlı dedelerin ciğeri sızlar.
Yol boyu duyduğun yürekten ahlar,
Kulağını deler,Aslan Mehmed’im.

Sırtından vurulmuş namazda imam,
En kutsal yerine dokunmuş haram,
Aklını yitirmiş Fadime anam,
Gözlerinden gitmez,Aslan Mehmed’im.

Su için vardığın çeşme başında,
Ardından yetişip azık torbana,
Bir somun ekmeği mahcup edayla,
Bırakanlar canın,Aslan Mehmed’im.

Bilenir içinde cephe hayali,
Düşünmez olursun sılayı seri,
Hızını kesince uzun geceyi,
Engelin görürsün, Aslan Mehmed’im.

Beynine sığmıyor böylesi baskın,
Yüzlerce senedir özgürken halkın,
Hangi cesaretle vatan toprağın,
İşgale uğruyor,Aslan Mehmed’im.

İşgal ki bulunmaz haklı nedeni,
Düşman ki görülmez savaş şerefi,
Bağrına saplanan bu musibeti,
Çıkarıp atansın,Aslan Mehmed’im.

Varıp birliğine teslim olunca,
Sevinçten gözüne yaşlar dolunca,
Ölmek pahasına başın koyunca,
Huzura kavuşur, Aslan Mehmed’im.

Tek vücut tek yürek oldun da o an,
Tepeler nehirler aştın yılmadan,
Birleşip düşmana kan kusturdun kan,
Varlığın armağan,Aslan Mehmed’im.

Kaç cephe dolaştın savaş sürerken,
Kol mu bacak mıydı kopup kesilen,
Akşama sabaha çıkmaz denilen,
Ateşler atlattın, Aslan Mehmed’im.

Tek gayen düşmanı söküp atmaktı,
Ya şehit ya gazi onur duymaktı,
Son nefer kalası aziz vatanı,
Müdafa etmekti, Aslan Mehmed’im.

İmkansız dediler bunu başardın,
Saplanan hançeri çekip çıkardın,
Millete yeniden umut dağıttın,
Düşmanı gönderdin,Aslan Mehmed’im.

Dünyanın tarihi içerisinde,
Çanakkale büyük,büyük önemde.
İstanbul’a geçiş,onun üstünde,
Geçirtmedin asla,Aslan Mehmed’im.

Öteden beridir plan yaparlar,
İstanbul’u alma, hayali kurar,
İtilaf içinde fırsat yakalar,
Diş bilerler bize,Aslan Mehmed’im.

Bindokuzyüzondört,dünya savaşı,
Harekete koyar,hain düşmanı,
Birleşir İngiliz ve Fransızı,
Üstümüze gelir,Aslan Mehmed’im.

Alaca karanlık nelere gebe,
Bozcaada’dan bir, ateş yüksele,
İstihkamlarımız telaş içinde,
Sarılır tüfeğe,Aslan Mehmed’im.

İngiliz topları,Seddülbahir’i,
Ertuğrul sırtını, dövüp ileri,
Yol almak derdinde, durmaz ki geri,
Öyle bir durdurdun,Aslan Mehmed’im.

Fransız Kumkale ve Orhaniye,
Üstüne ölümü yağdırır niye?
Hain ortağına hizmet etmekte,
Ettirmeyip ezdin,Aslan Mehmed’im.

İsabet ederek bir top mermisi,
Havaya uçurdu cephanemizi,
Şehit düşürerek bir çok erleri,
Güçlüyüz sandılar,Aslan Mehmed’im.

İngiliz komutan amiral Carden,
Gösteri yaparak boğaz önünden,
Öylesi geçer ki,senin elinden,
Neler çekecektir,Aslan Mehmed’im.

Yirmi dört Kasımda boğaz suları,
Fransa’nın büyük denizaltısı,
Sessizce yaklaşıp görür baskını,
Karşında duramaz,Aslan Mehmed’im.

Daha sonra yine İngilizlerin,
Denizaltısı da dalarak derin,
İki Aralık’ta Mesudiye’nin,
Bağrına kor atar,Aslan Mehmed’im.

Torpili yiyerek zırhlımız batar,
Yirmidört erine olurken mezar,
On subayını da alarak yutar,
Yüreğini dağlar Aslan Mehmed’im.

Ondokuz şubatta bütün gemiler,
Toplara asılıp hücuma geçer,
Tabyalar ateşin önünü keser,
İlerlemez düşman, Aslan Mehmed’im.

Suya düşer kalır düşman planı,
Sorumlu sanarlar lodos rüzgarı,
Görevden alırlar meşhur Carden’ı,
Gün senin günündür,Aslan Mehmed’im.

Yerine atarlar amiral Robeck’i,
On yedi mart günü salıp haberi,
Londra’ya diyorki, yakında beni,
İstanbul görecek, Aslan Mehmed’im.

Boş mu durur sanar, İngiliz bizi,
Albay’ım Cevat Bey verir emiri,
Binbaşı Nazmi ile Nusret gemisi,
Mayınları döşer,Aslan Mehmed’im.

Üç filo birleşir onsekiz Mart’ta,
Bütün haşmetiyle girer boğaza,
Zayıf sanar Türk’ü,başlar bombaya,
İngiliz Fransız, Aslan Mehmed’im.

Mecidiye merkez ateş altında,
Hamidiye sanki ölüm hattında,
Dardonos yetişir koşar yardıma,
Coşar tabyaların,Aslan Mehmed’im.

Bunalan düşmanın kaçmak isterken,
Göz açtırmadın ki öyle kükrerken,
Bir saat süreyle bombaları sen,
Durmadan yağdırdın, Aslan Mehmed’im.

Fışkıran sularda, gemiler gider,
Beyaz dumanlarla,kaplanır gökler,
Havan toplarıysa saçar alevler,
Kan kokar her yerde, Aslan Mehmed’im.

Nusret’im yapmıştır,yüce görevi,
Mayınlara çarpar, filo devleri,
Batarak boğaza bütün haşmeti,
Sönüp de yok olur,Aslan Mehmed’im.

Tabyaların durmaz, kesmez ateşi,
Şaşkına döndürür o İngiliz’i,
Toplar gemileri gerisin geri,
Köşeye çekilir, Aslan Mehmed’im.

Anlar ki denizden yol yoktur ona,
Ummazdı başında böyle savunma,
Tabyaların çokça yara alsada,
Zafer senin hakkın,Aslan Mehmed’im.

Geçilmez dağ oldun, Çanakkale’den,
Boğaz’ın suları taşıp elinden,
Boğdu ya düşmanı, tarih içinden,
Sesin duyulacak,Aslan Mehmed’im.

Düşman düşünmeye başlar yeniden,
Planlar tutmadı, Mehmet yüzünden,
Aklına koyar ki kara üstünden,
Murada erecek, Aslan Mehmed’im.

Kirli emelleri murat mı olur,
Mehmed’in öfkesi kasıp kavurur,
O canı pahası vatan savunur,
Kara da geçirmez,Aslan Mehmed’im.

Hızını alamaz o şer birlikler,
Plan üzerine planı ekler,
Mehmed’im siperde taarruz bekler,
Yol vermez düşmana, Aslan Mehmed’im.

Umuda kapılan Yunan’ın aklı,
Gelibolu için işgale kaydı.
Üç tümen askeri bölgeye saldı,
Bilmez ki kalesin, Aslan Mehmed’im.

Aklınca oradan İstanbul kolay,
İngiliz Fransız verirde onay,
Rus Çarı Yunan’a tek karşı koyar,
Tasarı geçemez, Aslan Mehmed’im.

İngiliz düşünür harekat için,
Donanma gücüyle birliklerin,
Saldırsa yeter mi, varır mı kesin?
Varılmaz hedefsin,Aslan Mehmed’im.

Bölünür ikiye şerden fikirler,
Kara ordusu şart derde Lord Fısher,
Son sözü söyleyen o Lord Kıtchener,
Birlikler eksik der,Aslan Mehmed’im.

Seçkin bir birlikken İngiltere’de,
Yirmidokuzuncu Tümen nerede?
Görev almayıp da bekler köşede,
Üstüne gelemez,Aslan Mehmed’im.

General bölgede tetkikler yapar,
Kıtchhener ‘e rapor beş mart’ta yazar,
Donanma yetemez deyip de karar,
Sonuca bağlanır,Aslan Mehmed’im.

Toplanır gelirler bütün tümenler,
Anzaklar,Fransız ve İngilizler,
Sayıca yetbişbin üstündeydiler,
Savaşa başlarlar,Aslan Mehmed’im.

Askerim güvenle yapar hazırlık
Harekat kesindir düşman tanıdık,
Önlemsiz ölümle olmaz pazarlık,
Ölümler öldürdün,Aslan Mehmed’im.

Beşinci ordumuz oluşturulmuş,
Başına komutan Sanders konulmuş,
Kıyılar dikenli tellerle dolmuş,
Birlikler yerleşmiş,Aslan Mehmed’im.

Bir diğer yanda da çıkarma bekler,
Ufukta kaybolmuş o mavi gözler,
Mustafa Kemal’in tehlike sezer,
Kırpmaz kirpiğini, Aslan Mehmed’im.

Yirmibeş Nisanda müttefik güçler,
Çıkarma yaparak eyleme geçer,
Seddülbahir’e ilk önem verirler,
Karatepe sonra,Aslan Mehmed’im.

İngiliz Fransız ve Hint askerler,
Seddülbahir den hep akın ederler,
Hazırdır karşılar onları Türkler,
Çakılıp kalırlar,Aslan Mehmed’im.

Anzaklar hücuma geçer botlarla,
Kuzeye kayarlar hızlı rüzgarla,
Karatepe değil Arıburnu’na,
Çıkıp da gelirler, Aslan Mehmed’im.

Gözetleme yapan bir Türk takımı,
Zayıftır direnir görür düşmanı,
Anzaklar ilerler sarar kıyıyı,
Tehlike yaklaşır,Aslan Mehmed’im.

Tatbikat yaparken Yarbay Mustafa,
Top sesleri gelir Conkbayırına,
Anlar ki çıkarma Arıburnu’na,
Yönelir orduya,Aslan Mehmed’im.

Komutandan gelmez beklenen haber,
Vakit daralmıştır tepeler gider,
Yarbay Mustafa tek hareket eder,
Sorumluluk alır,Aslan Mehmed’im.

Askeri sürerde düşman üstüne,
Kocaçimentepe hedef yönüne,
Kendiside izler yakın mesafe,
Destekler geride,Aslan Mehmed’im.

Bir ara askeri zayıf düşünce,
Koşmaya başlarlar tepe yönüne,
Görünce durumu bizzat önüne,
Çıkıp da sorandır, Aslan Mehmed’im.

Yarbay derki asker bu koşmak niye?
Efendim düşmanlar! Hani nerede?
Mehmetçik gösterir eliyle tepe,
Yarbay’ı düşünür, Aslan Mehmed’im.

Kendisi anlatır vaziyet vahim,
Derki bana daha uzak askerim,
Bir karar almalı tehlike mühim,
Tarih yazar o an,Aslan Mehmed’im.

Dönüp de bir anda kaçan askere,
Düşmandan kaçılmaz yaptığın niye;
Efendim bitirdik bitti cephane,
Cevabı ağırdır,Aslan Mehmed’im.

Cephaneniz yoksa süngü takınız,
Derhal yere yatıp siper alınız,
Savunma yapınca zaman alırız,
Deyip de kazanır,Aslan Mehmed’im.

Gerçektende mevzi alınca asker,
Düşmanda çekinip mevziye siner,
Kazanılan süre desteğe yeter,
İmdada varansın,Aslan Mehmed’İm.

Esat Paşa verir izin ve asker,
Mustafa Kemal’de hücuma geçer,
Birleşir emrinde kalan birlikler,
Düşman göz açamaz,Aslan Mehmed’im.

Alaya dönerek verir emrini,
Ben size taarruz değil ölmeyi,
Emrediyorum ki geçen süreyi,
Birlikler doldurur,Aslan Mehmed’im.

Çok sayıda kayıp verir Anzaklar,
Endişeyle dolu kritik anlar,
Yinede onlara yerleşme sağlar,
Son yerleşmeleri,Aslan Mehmed’im.

Bu tarihten sonra dört ay boyunca,
Uzayıp giderde birçok vuruşma,
Gece baskınları yakın boğuşma,
Kanlı çarpışmalar,Aslan Mehmed’im.

Her iki tarafta ağır kayıplar,
Vererek Ağustos ayına çıkar,
Şiddetli savaşa döner hücumlar,
Zafer yine senin,Aslan Mehmed’im.

Kumkale direniş öyküsü yazar,
Anafartalar da bozguna uğrar,
Şaşkına dönerek düşmanın kaçar,
Gerisin geriye,Aslan Mehmed’im..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*