Yazgı

Yazgı derdi eskiler,
Kaderin cilvesine.
Bir nefes çektim az önce,
Eskilerden içime.
Ufka sabit bakışlarım,
Açık pencerenin önünde.
Çocukluğumdan sahneler,
Düştü zihnimin perçemine.

Bir gelincik tarlası,
Papatyalarla iç içe,
Göz alabildiğince.
Annemize topluyoruz,
Anneler günü hediyesine.
Babam henüz hayatta,
En büyüğümüz onyedisinde…
Hani derler ya,
Nohut oda bakla sofa,
Yaşıyoruz köy evinde.
Buğday harmanı arka bahçe,
Kedimiz Minik, tavuğumuz Nazik,
Keçimizse Pakize.
Anamın toprak fırınından,
Sıcak ekmekle başlıyoruz güne.
Babam henüz hayatta,
En büyüğümüz onyedisinde…
Başka parlıyor yıldızlar,
Dans ediyor ateşböcekleri,
Yanmış anızlar doluyor genizlerimize.
Dolu, dolu yaz kokuyor gece.
Zorla toplanıyoruz oyundan eve.
Taze yoğurdun eksik olmadığı,
Akşam yemeğine.
Babam henüz hayatta,
En büyüğümüz onyedisinde…
Akşam oturmalarına gidiyoruz,
Müsaitseniz haberi ile.
İklimler değişmemiş,
Dört mevsimi yaşıyoruz, mevsimce.
Organik olmayan sebzeyi,
Tanımıyoruz bile.
Kapkaç nedir bilmiyoruz, terörü de.
Uykularımız sere serpe…
Saklambacı, körebeyi, evciliği,
Yakantopu oynuyoruz,
Bilgisayar yerine.
İllaki tombala çekiyoruz
Yılbaşı gecelerinde.
Babam henüz hayatta,
En büyüğümüz onyedisinde…
Uzaklaşıyor sahneler,
Hemşirenin sesiyle.
Ameliyatı biten annemin,
Uyandığı bilgisiyle.
Yazgı derdi eskiler,
Kaderin cilvesine.
2008

3 yorum

  1. Teşekkür ederim.Yazgı’ nın yazdıklarım arasında gerçekten çok özel bir yeri var.6-7 yaş arası bir yıl kaldığımız baba köyündeki yaşanmışlıklardan hafızamda kalan anıların derlenmesi ile oluşmuş bir şiir.Tabi ki 34 yaşın vermiş olduğu bakış açısıyla…

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*